Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Havalar Soğuyunca...

Havalar soğuğunca neler yapılır...Hele bir de yağmur yağıyorsa?? Evden dışarı çıkılmaz...Bol bol örgü örülür, örgü ile birlikte çay-kahve vb şeyler tüketilir...Arada bir de bir film açılır: ohhh deymeyin keyfime :)) 
İşte bu haftanın özeti :)
Son zamanlarda en büyük hedefim evdeki yünlerimi bitirmek. İnanmazsınız bir küçük dükkan açacak kadar yünüm var evde. Elimi attığım her yerden yün çıkıyor."Bunun rengi çok güzelmiş" , "a bu yeni çıkmış denemeliyim" " hımmm bak bununla harika şeyler örülür mutlaka almalıyım" diyerek aldığım onca yün artık üzerime üzerime geliyor: "beni ör, beni ör" dercesine...Bir de hayalim var, hepsini tüketim yeni yünlere yer açmak (arsızca gülümseyen bir yüz ifadesi).
Yünlerimi tüketme süreci şu şekilde işliyor; önce kafayı bir ve ya iki yüne takıyorum. Sonra ona uygun modeller arıyorum, genelde bu saatlerimi bazen günlerimi alıyor. Sonra örmeye başlıyorum, olmadı söküyorum bir başka model arayıp bulup deniyorum...bu şe…

Güzel bir şeyler ...

Ekim ayı geldi. Dün son anda Eylül ayı için bir yazı yazıp aylardır süren sessizliğimi sonlandırmış hem de 2015 in Eylül ayının boş geçmemesine katkıda bulunmuştum :) 
Aslında nerdeyse hergün instagramda (ve dolayısıyla facebook ve twitterda) bir şeyler paylaşıyorum. Üstelik sadece fotoğraflarımı paylaşmakla kalmıyor bazen gereğinden uzun da yazıyorum...Amam iş blog yazmaya gelince nedense hep araya uzun sessizlikler giriyor...İnstagramdaki paylaşma alanlarına bloggera da ekleseler değil her gün yazmak günde 2-3 yazı bile yayınlarım blogumda :)
Neyse umarım bundan sonra (bu kaçıncı temennim olacak! ama sonu hüsranla bitiyor ) uzun süreli sessizliklerim olmaz...
Daha önce yazdığım gibi yaz ayları boş geçmedi...bol bol ördüm. Bu sıralar ağırlıklı (hatta sadece ) tığ işi yapıyorum. Belki biliyorsunuzdur ben şişle örerken şişi koltuğunun altına koyup örenlerdenim. Sıcaklar bastırdığında şişle örmek benim için işkence oluyor, yağ konusunda oldukça (hatta ölümcül derecede) şanslı olduğum i…

Eylül'de Gel ...

Hani Alpay der ya "Eylül'de gel" geldim işte...Eylül bitmeden hem de :)...Eylül'ün son günü,  son günlerde özellikle "yazmalıyım" diye sık sık düşündüğüm, yazıma taslaklar kurduğum bir dönemin hemen arkasından geldim...
Koskoca bir yaz geçti, uzun bir tatil yaptık ailecek...Ben tatilde dahi bol bol ördüm. Tüm yazı  tığ işi örgülerimle geçirdim. Özellikle Etsy 'deki dükkanıma yeni ürünler koymak için çabaladım. Hala çok dolu bir dükkanım yok ama yavaş yavaş artıyor ürünlerim.
Buralarda fazla görünmesem de özellikle Instagramda oldukça aktif bir şekilde paylaşımlarım devam ediyor (bayram girince araya kesildi ve hala tam toparlayamadım ama olsun )...Hala takip etmiyorsanız beni mutlaka takip edin derim  :).
Yaz boyunca ufak tefek şeyler ördüm, özellikle çabuk biten elimde sürünmeyecek şeyler. Bir tane büyük projem vardı, o da motif motif örüp birleştirdiğim şalım. Uzun zamandır örmek istediğim bir modeldi.
Ben çok severek ördüm hatta bir ara farklı yün v…

Yeni bir supla, yine bir supla

Yakında "yeter artık supla felan görmek istemiyoruz" diye yorum bırakmaya başlayacaksınız biliyorum ( gerçi hiç yorum bırakmamanızdan iyidir)...Ama ne yapayım seviyorum supla örmeyi. 
Aslında supla örmek değil bu. Hani herkesin çeyizinden, evinde kullandığı dantelleri vardır ya, aslında ördüğüm ve öreceğim suplaların bir çoğunun modeli bunlardan alıntı. Pinterest denilen harika yerde "doily" diye arama yaptığınızda karşınıza harika modeller çıkıyor. Ben bunları dantel ipleriyle dantel formunda örmek yerine , pamuklu iplerle, kalın tığlarla supla ya da eşdeğer kullanımda ürünler ortaya çıkarmayı tercih ediyorum.
Son ördüğüm ve bu paragraftan sonra sizinle resmini paylaşacağım suplamda böyle bir model. Aslı bir dantel örtü, şemayı lase iplerle ve 3 mm tığla ördüm sonuç ışıl ışıl bir supla :)



Bir çift suplamız satışa hazır bir şekilde beklemede..



Sizlerde örmek isterseniz, şema için buraya, yok örmem, ben farklı renklerde sipariş vereyim sen ör derseniz, instagram dm…

Marinke için bir mandala -Mandalas for Marinke

Bazen hiç tanımadığınız biri öyle şeyler yapar ki "iyi ki var" dersiniz. Örgü örmeye tekrar başladığımda ve hem bloğuma hem de foruma başladığımda bu insanların yüzlercesi ile karşılaştım. Örgü örmeyi en baştan öğrendim onlar sayesinde, hiç aklıma bile getiremeyeceğim modelleri örebildim, teknikleri öğrendim. " Neler varmış örgüye dair, nasıl güzel bir dünya imiş " dedim sık sık, ve açıkcası zamanımın yetmeyeceğinden tüm bunları öğrenmek, örmek için çok korktum, hala da aynı korkuyu hissederim. Örülecek o kadar çok model var ki, zaman gerçekten çok az.

En büyük hayranlığım ise modellerin tasarımcılarına; ilmek ilmek ortaya çıkarılan harika modelleri ortaya çıkarmalarını hayranlıkla ve biraz da kıskanarak izliyorum.

İşte bu tasarımcılardan biri Marinke...Blogu  A Creative Beingbana göre en deneyimsiz örgüseverlerin bile ustaca işler ortaya koyabilmesine olanak sağlayabilecek açıklamalarla dolu. Ama en önemli yanı ise hayatta kalabilme çabasını gözler önüne sermesi.

Supla Aşkına!

Az önce yağan sağanağın serinliğinde yazıyorum bu yazıyı. Bazen hava o kadar serin oluyor ki bu günlerde evde kapıyı pencereyi kapatıp oturuyorum.
Gerçi iyi tarafları da var benim gibi miskinler için, bol bol kitap okuyorum; yağmurlu havada yapılacak en güzel şeylerden biri olduğu için...Bol bol örmeye çalışıyorum, bir diğer güzellik olduğu için.
Bugünlerde özellikle çabuk biten fazla yormayacak (ama bazen küçük olmasına rağmen sinir bozucu detaylara da denk gelmiyor değilim) modelleri tercih ediyorum. Ve yeni takıntım "doily" denilen bizim dantel örtüler.Bu modellerden harika supla modelleri örülüyor, hatta runnerlar...İşin püf noktası dantel modellerini dantel ipleriyle değil, pamuklu iplerle, merserizelerle ve kalın tığla örmek...Evinizde mutlaka çok sevdiğiniz bir dantel örtünüz vardır, bir deneyin derim...Bu arada bu modellerin biraz basitlerini, penye ipler dediğimiz kalın iplerle ve çooook kalın tığlarla örüp paspas veya kilim gibi sunanlar  da var :)
Bugün sizinle y…

Yaz gelmese de ...

Yaz gelemedi bir türlü :(....

Bu yıl nedense yaz gelemedi, dün öğleden sonra başlayan yağmur neredeyse tüm akşam devam etti, ve sabah kalktığımda gördüğüm kadarıyla gece de yağmış. Haziran ayı bitmek üzere ama hala sıcaklardan yakınmıyorum :P

Yaz gelemese de ben sıcacık güneşin renklerini kullanarak örgülerimde  yazı hissetmeye çalışıyorum...

Turuncu koton ipime çok uygun olan bu güzel çantayı neredeyse bir oturuşta ördüm bitirdim. Fazla büyük bir çanta olmadı, ufak bir şey, hani yazın plaja giderken, içine güneş kreminizi, telefonunuzu, bir kitabınızı atıp yanınıza alabileceğiniz türden.





Bu çantadan örmek isterseniz size buradan şemalarına ulaşabilirsiniz. Örmekle uğraşmam, istediğim renkte sen bana ör gönder derseniz, bana InstagramFacebook ve e- mail adresimden ulaşabilirsiniz.






Yaz için böyle sıcacık renklerle farklı şeyler örmeye devam ediyorum ben...Yenilerini paylaşma dileğiyle, hoşçakalın....

Yağmurlu günler

Bugünlerde hep yağmur var Ankara'da...Gün içinde yazdan bahara, güneşten yağmura geçip duruyoruz. Hele ki geçenlerde öyle yağmur yağdı ki, bir çoğunuz haberlerden de takip etmiştir, Ankara sular seller altındaydı...
Yağmurlu günlerde örgü örmek daha bir güzel, hele de yanında bir fincan sıcak kahve ve ya orta şekerli Türk kahvem varsa...
These days are all rainny in my city and crocheting is my favorite thing to do...  Here ara my latest projects; tablemats and coasters.
Bir süredir tüm diğer örgülerimin yanında renk renk suplalar örüyorum. Son ördüklerimi Etsy dükkanıma ekledim, şimdi müşterilerini bekliyorlar.



Bu suplalar arama yaptığınızda karşınıza en çıkacak model. Çok örülmesine rağmen çok sevimli olduklarını düşündüğüm için ben de ördüm.




Sizler de örmek isterseniz şablonuna buradan ulaşabilirsiniz.

You can find these palcemats and coasters on my Etsy shop.
And you can crochet them, her is the link to pattern of tablemat and coasters.

Ben suplalarımda Nako Pırlanta kullandım, t…

Supla ve örgü sepet denemeleri

Mayıs ortası oldu ve havalar hala dengesiz gidiyorken (iki gün önce kapı pencere açık oturyorken dünden beri yine çoraplara ve hırkalara geri döndüm zira ), yeni projelere devam ediyorum. Bu yazımda size son ördüğüm suplam ve sepetimle ilgili deneyimlerimi yazacağım.
Öncelikle supladan bahsetmek istiyorum. İnstagramda kendisini takip etmekten zevk duyduğum @dileksworld un anlatımıyla ördük bu suplayı (etiketimiz #yazlıksupla ) ...

Ben 1:1 ölçüyle şeffaf tutkalı sulandırıp suplamı önce güzelce bu karışımda yıkadım, fazla tutkalı sıkıp sonra düz bir zeminde iğneleyip gerdirdim. Model harikaydı, sonuç da harika oldu. Yalnız biraz fazla gerdirmişim  biraz büyük gibi oldu, ama mutfak masamın ortasında harika duruyor :) 




Ve sepet...Sepet konusunda yazılacak çok şey var. Sepetin modeli aslında bir çok mağazada satılan bir model, sanırım oradan esinlenilmiş ve örülmüş. Ben sepeti örmeye  Derya Baykal'ın programına konuk olan Sibel Kavaklıoğlu'nu izleyerek başladım. Ve her zamanki gib…

Geride Kalanlar

Herkese merhaba, sıcak günler başladı gibi...Gerçi Ankara'da ara ara sonbaharı hatırlatan serin ve yağmurlu günler yaşıyoruz ama yine de güneş artık daha sıcak :) Mutluyum sanırım :)
Bir süredir yazamadım, bitmiş bir çok şeyi ve yeni başlayan projeleri de ekleyemedim. Verdiğim bu araya kısa bir memleket ziyareti sıkıştırdım bir de...Hava oldukça güzeldi Didim'de ve Söke'de , biz de doyasıya keyfini çıkardık. Hatta  denize bile girdik :)
Gitmeden önce bitirdiğim Nilay'la beraber ördüğümüz şalı fotoğrafladım size bu yazımda. Şemaları Nilay'ın blogunda...Ben Sanayi Han'dan aldığım yünle ördüm bu şalı, sonuç bence oldukça hoş oldu. Şalı örmek de hem zevkli hem de kolaydı, Japonların harika şemaları sayesinde kolaycacık bitiverdi desem yeridir.







Yaz akşamları için uygun tiril tiril bir şal oldu ...Omuzlarınızı hafifçe örtecek, şık bir şal...




Şimdi elimde bir siparişim var, biran önce bitirsem rahat edeceğim, zira örülmeyi bekleyen bir çok şey var...Bu sıralar tığ iş…

Yeni bir şal

Herkese merhaba, bu yazım yayınlandığı saatlerde ben memlekete doğru yola çıkmış olacağım. Nasıl heyecanlıyım anlatamam. Bugün biraz hazırlıkla, toplanma ve telaşla geçecek.Sabahtan ütümü yaptım, evi topladım, kahvaltı masası, yataklar felan...Şimdi bir kahve yaptım kendime biraz keyif sonra dışarıda yapmam gereken işlere koşuşturacağım.
Bu keyif sırasında yeni projemden bahsedeyim sizlere. Geçenlerde Nilay ile bir şala başladık biliyorsunuz (blogumu takip ettiğinizi her yazdığımı okuduğunuzu varsayıyorum :p ) . O şalımı bitirdim, biraz maceralı oldu ama bitti. Ütüledim, resimlemek ve sizlerle paylaşmak sonraya kaldı. Bu arada hemen yeni projelere ve elimdeki yarım işlere döndüm. Yeni projelerimden biri ise Nilgün ile şal örmek :) . Bu şal bir çok harika model arasından seçildi, zevkle örülebilecek ve ortaya harika bir şey çıkacak bir şal.



Sizlerde bizlerle birlikte örmek isterseniz şemalar için Nilgün'ün blogunu ziyaret edebilirsiniz. Herhangi bir sorunuz olursa bana, Nilay'…

Bir Çekiliş Haberi

Soğuk bir Nisan akşamından herkese iyi akşamlar. Ve en çok sevdiğim bayram akşamından sevgiler: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ! Sizi bilmem ama tüm bayramların (dini ve milli ) en sevdiğim bayram olmuştur 23 Nisan...Hani hep deriz ya "nerede o eski bayramlar", evet eski tadı, görkemi, heyecanı yok belki kimselerde ama yine de 23 Nisan en güzel bayram :) Tüm çocuklarımızın ve çocukların bayramı kutlu olsun!
Bu güzel bayramın akşamında sizlerle arkadaşımın düzenlediği bir çekiliş haberini paylaşmak istedim. Nilay'cığım içinden gelmiş (yani öyle özel bir gün felan değil) okuyucuları, takipçileriyle hediyeleşmek istemiş. İyi de yapmış. Çekilişine katılmak, ve gönlünden kopan bu hediyelere sahip olmak isterseniz buyrun Nilay'ın İlmekleri'ne...








Katılan herkese bol şans diliyorum :)

Son berelerim

Merhaba, tam bir hafta oldu, meydan okuma bitti, yorgunum dinlenip geleceğim dedim, bir hafta sonra geldim :)
Dinlenmek bu kadar mı uzun sürdü?? Yok vallahi, hala dinlenemedim desem yeridir. Kısmetse hafta sonu memlekete gideceğiz diye, hazırlık, evde temizlik, koşuşturma...Anlayacağınız günlük hayat ne yazık ki çoğu zaman olduğu gibi buraya yazmama izin vermedi. 
Bugün sizlere bere meydan okumasında ördüğüm son dört bereyi resimledim. Ne yazık ki bir beremi bitiremedim, 20 günde 9 bere ördüm. Ama bere örmek gerçekten çok zevkli ve harika modeller var, devamı gelecek gibi belerin :)
Bere meydan okuması bana ne kazandırdı? Hemen söyleyeyim. Farklı modelleri örerken yeni teknikler denemiş oldum. Ama en önemlisi her bere için farklı yün kullandım. Yünleri seçerken modelin aslına en yakın özellikle yünü seçmeye çalıştım. Hani bazı yerlerde der ya "orta kalınlıkta yün" ya da "bebe yünü" vb. İşte öyle seçmedim yünlerimi. Modellerde yazan yünlerle bizdekileri karşılaştır…

Bere Meydan Okuması Bitti!

Ben bu yazıyı yazarken saatim 23:24 ü gösteriyor. Yaklaşık 35 dakika sonra meydan okumanın süresi doluyor. Çok yorgun, uykusuz ve biraz da rahatsızım. Sonucu sizinle paylaşmadan günü bitirmek istemedim.
Meydan okumada 10 bere 20 günüm vardı. Ben ilk 10 günde hiç bir şey yapmadan, araya başka projeler alarak meydan okumayı kendim için iyice zorlaştırdım. Son 10 günde 10 bereyi örmeye çalıştım. Sonuç bir bere hariç tüm bereleri bu saat itibariyle bitirdim. Meydan okumam ne yazık ki başarısızlıkla sonuçlandı :(
Şimdi ılık bir duş alıp uyumak istiyorum. Yarın yeni siparişim için yün almaya gideceğim, biraz keyif yapacağım anlayacağınız. Bu yazım sadece kısa bir not, son ördüğüm bereler, yünler, meydan okumanın bana kazandırdıkları vb bir çok konu bir sonraki yazımda olacak...
Herkese iyi uykular :)

Bere örmenin hikmeti

Merhaba, son 5 gün kala neler yapıyorum paylaşmak istedim sizlerle. Geçen gün düşündüm neden bere örmeye karar verdim ki diye. Düşünsenize havalar ısınmaya başladı, Nisan ayı geldi herkes koton, merserize iplere , baharlık, yazlık modellere başlıyorken ben hala bere örüyorum. Keşke başka bir meydan okuma olsaydı felan derken, bugün kar yağdı :)) Ben de dedim ki demek ki var bir hikmet bere örmekte :) Hava durumu raporlarına göre yarın da kar var, bere örmeye devam :)
Geçen yazımda belirlediğim berelerden ikisini bitirdim.Bere örmekten gittikçe daha çok keyif alıyorum. İlk berem, Pipsa, Bravo yünlü zincir ve lastiği için 3 mm diğer kısımlar için 4 mm şiş kullandım.




İkinci berem Ha' Penny Hat , bu bere için Bravo Sinem ve lastiği için 3,5mm diğer kısımlar içinse 4 mm şiş kullandım.



İkinci bere aslında 3,25 mm ve 3,75 mm şişlerle örülecekti. Biliyorsunuz biz de bu numaralar kullanılmıyor. İthal şişlerin arasında var, onu da eğer bulabilirseniz tuhafiyelerde. Bu arada şiş konusu açıl…

Berelerde son durum

Herkese merhaba :) Nisan aynın ilk haftası bitmek üzere. Bu demektir ki bere meydan okumasının bitmesine sadece bir hafta kaldı. Peki durum ne??
Hemen yazayım. İlk 3 beremiz bitti. Kısmetse bugün ikinci 3lüye, hatta 6,5 mm misinalı şiş bulabilirsem (utanarak yazıyorum ki ben de yokmuş 6,5mm şiş) bir bere daha ekleyip örmeye başlayacağım. Yine yünlerimi belirledim, şişler belli modeller belli.
Ama önce size geçen 3lünün raporunu vermek istiyorum.
Bu berem Fitted Seed Stitch Hat, bu yazımdan hatırlarsanız bereyi Nako Superlambs Special ve 4mm şişle ördüm. Harika bir bere, örmesi çok kolay, kesinlikle tavsiye ederim.







Bu berem Winter Waffle hat, Nako Kış Güneşi ve 6 mm şiş ile ördüm. Yine örmesi kolay, sonucu harika ve tavsiye edilebilir bir bere oldu.



Bu berem  Christian's Hat, daha önceki yazımda Alize Superlana midi ile öreceğimi yazmıştım. Ama ip ne yazık ki uygun olmadı bu bere için. Ben de yine Nako Superlambs Special kullandım. Bu berenin lastiğinde 3,5mm geri kalanında ise 4 …

İlk bereler için hazırlık

Herkese merhaba! Susuz bir haftasonundan çıkınca haftanın ilk günü çamaşır yıkama ile başladı ve sanırım bugün çamaşır yıka - as ile bitecek.Ana hatta arıza (sanırım borular patlamış) olunca cumartesi pazar sular akmadı. Eşim tüm haftasonu "su medeniyetmiş" diye söylene söylene dolaştı evin içinde. Evde su olmayınca biz de kendimizi yağmurun elverdiği ölçüde dışarılara attık (ne ironi değil mi? dışarıda yağmurdan sular seller akıyor evde tısss ). Su olmadığı için ne yemek ne bulaşık ne de temizlik yapıldı ben de bol bol ördüm.
Berelere hala başlamadım (15 gün kaldı ve ben de tık yok :( ) Bol bol yeni başladığım şalı ördüm, son 15 sırasındayım, yakında biter diye umuyorum.
Bereler için hazırlık yaptım ama.Neler mi yaptım? Önce hangi modellerden başlayacağımı belirledim. Yünlerini ayarladım ve şişlerini. Şimdi örmeye hazırım.
İlk öreceğim model Fitted Seed stitch Hat . Bu bereyi Nako Superlambs Special ile öreceğim. 




Sonraki beremiz Winter Waffle Hat . Bu bereyi ise Nako Kış …

Yeni Şal ve bere meydan okuması

Herkese merhaba, bugün aynı dün gibi hava yağmurlu Ankara'da...Biraz soğuk ama kışı geride bıraktık gibi...Yağmurlu günlerde yapılacak en güzel şey ya kitap okumaktır ya da örgü örmektir. Ben şimdilik örgü örmekten yana kullanıyorum tercihimi ama her an kitap okumaya da başlayabilirim :)
Bere meydan okumasının modellerine henüz başlamadım. Ön hazırlık kısmındayım, ben kendime meydan okurken size nasıl yararlı olabilirim, bu meydan okumadan siz nasıl kazançlı çıkarsınız bunları düşünüyorum. Bugün sürenin bitmesine 17 gün kaldı ve henüz hiç bir bereye başlamadım. Bu arada blogumun sağ tarafından kalan günleri takip edebilirsiniz, ben oradan takip ediyorum :)
Berelere başlamadığım gibi yeni bir şala başladım. Uzun zamandır arkadaşım Nilay'la ortak bir projeye başlamak istiyorduk. Sonunda bu şala karar verdik.





O benden biraz daha önce başladı, ilk şemayı bitirdi, ben biraz geriden geliyorum ilk şemayı henüz bitiremedim.








Ben daha önce bu yazımda bahsettiğim sarma iplerle örüyorum.…