Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Eylül'üm Hoşgeldin :)

Eylül'üm geldi, hoş geldi, sağlıkla geldi Allah'ıma bin şükür...
26 Aralık 2011 saat 11:05 de annesine gözlerini dikip çipil çipil baktı, annesini ameliyat masasında eritip gitti :)) Tüm korkular, sezeryanın acısı, o sırada hala devam ediyor olması bile (aynı zamanda miyomumu aldıkları için biraz uzun sürdü ameliyatım) silindi, biran önce bitse de kızımı kucağıma alsam kaldı sadece...
Minik kızım biraz erken, biraz küçük doğdu ama maşallah pek sağlıklı. Ben de oldukça iyiyim şimdilik. Dün hastaneden evimize geldik, şimdi beşiğinde mışıl mışıl uyuyor annesi de hemen fırsatı değerlendirip sizlerle mutluluğunu paylaşıyor...
Hah uyandı benimki, daha yazacaklarım vardı oysa :S

En yakın zamanda tekrar yazarım,  az gidip kızımla hasret gidereyim :)

Vakit Geldi

Evet vakit geldi arkadaşlar... Gerçi biraz erken, 40 haftamızın dolmasıan daha 13 günümüz var ama, ne yazık ki benim rahatsızlıklarım sonuna kadar beklememize izin vermiyor. Hayırlısı budur inşallah.

Yarın, yani 26 Aralık Pazartesi sabahı hastaneye giriş yapacağız. Allah izin verirse, herşey yolunda giderse yarın kızımıza kavuşacağız. Her anım dua etmekle geçiyor, korkuyorum...İnşallah her şey yolunda gider ve güzle haberlerle dönerim sizlere...

Ben nazara inanan biriyim, teyzesi de bildiği için kızımın odasına minik bir nazarlık almış. Yazımı onunla süsleyeyim istedim... Allah kızımı nazarlardan, şerden, tüm kötülüklerden korusun inşallah...

Tembellik baki bende :)

Evet kesinlikle tembellik baki bende :) En son yazımı 5 Kasım'da yazmışım. Sonra tık yok. Oysa hergün giriyorum, bloguma, güncellemelerden sizlerin neler yaptığınıza bakıyorum, ama elim varıp da iki satır bir şeyler yazmıyorum.
Oysa ne güzle şeyler ördüm bebişime, sizlerle paylaşmaktan zevk alacağım. Resimleyemedim bir türlü, hatta ne yazık ki son ördüklerimi henzü yıkayıp gerdiremedim de... Yapılacak çok iş var bu arada bebekle ilgili. Kötü olansa ben artık iyice ağırlaştım ve az da olsa bir iş yapsam hemen yoruluyorum.
Bu arada eğer şu hastalıkalrım bir sorun çıkarmazsa bebeğime yeni yılın ilk haftası kavuşacağım Allah'In izniyle. Önümüzdeki haftaki kontrollerde belli olacak son durum. Son haftalara girdik zaten, şu an 36. haftanın sonuna gelmek üzereyiz.
Arayı bu kadar açmışken sizlere bir ses vermek için kısa da olsa yazayım dedim.Yazımı da hamilelik yaşayan ve yaşamış tüm hanımların aşina olduğu miink bir karikatürle süslemek istedim. Umarım hoşunuza gider, ben pek sevdi…

Yeni Doğan Hırkası

Bu örneği pek seviyorum, hem basit hem de kullanışlı. Gerçi ilk bebeği olacak biri için böyle beylik bir söz pek uygun değil, kullanışlı olup olmadığını Eylül hanım gelmeden bilemeyeceğim :))

Hanımelim'de Banu arkadaşımız birlikte örelim diye eklmişti modeli hemen sıvadım kolları önce ben bir tane ördüm ve açıklamasını ekledim. Biz Kasım ayında diğer bebek modelleriyle birlikte bunu da öreceğiz, siz de uğrayın Hanımelim'e siz de bizimle örün.

Modelin orjinali için Ravelry'e bir bakın ve mutlaka diğer üyelerin ördükelrine de göz atın...Renk ve ip konusudna sizlere yeni fikirler vereceğinden eminim diğerlerinin ördükleri de.

Düğmelerimizi henüz dikmedik, uygun düğme bulamadım aslında, bir ara yanımda götürüp deneyerek alacağım düğmeleri. Bu arada ipim Bravonun Jasper diye bir ipi, çok güzel bir ip, biraz kalın, 4 numara şişle örünce güzel bir hırka ortaya çıktı. rengi pembe gibi çıkmış oysa lilamsı bir rengi var, benim fotoğraflamadaki üstün yeteneğim işte :))

Bebek Geliyorsa :))

Örgü örmeyi çoook seviyorum ( ne kadar sevdiğimi yazmak için çok daha falza o kullanabilridim ama o zmana yazı sadece o'lardan ibaret olacaktı). Bebek örgüleri örmek ise daha bir zevkli daha bir rahatlatıcı. Az zaman alıyor, kısa sürede çok fazla örneği deneyebiliyorsunuz, kısa sürede bitiriyorsunuz ve ördüklerinizi sevdiğiniz minik bir bedenin giyecek olması da ayrı bir haz veriyor. Eylül'ün geleceğini öğrendiğim ilk zamanlar ne yazık ki hiç bir şey öremedim, ilk ayların şikayetlerinden dolayı. Daha sonra ise bir takım korkulardan doalyı öremedim, " ya bir sorun çıkar ve bebeğimi göremezsem ördükelrim içimi acıtır mı " diye...Şimdi şöyle düşünüyorum, Allah izin verirse hepsini kendi bebeğime giydiririm, bir aksilik olursa eminim hediye edebileceğim birileri olur. Zevk aldığım bir şeyi yapmaktan kendimi alıkoymak istemedim ve inşallah hepsini kendi bebeğime giydirebilirim.
Bu düşüncelerle ben bir başladım bebek örgüleri örmeye, uzun bir örülecekler listesi hazırladı…

Yeni bir hırka

Bu hırkanın modelini daha önce Türk bloglarında görmüş ama ne yazık ki yine açıklamaların içinden bir türlü çıkamamıştım. Umarım bir gün sadece modele bakarak örneği çıkarabilcek duruma gelebilirim :))
Bu örneğin orjinali Drops Design'a ait. Kolay ve çok da işlevsel bir örnek, zira kolaylığına kapılıp hemen bir de yeleğini örebiliyorsunuz...Ravelry'deki projeler sayfasındna mutlaka örülen diğer hırkalara bakın derim, harika renkler ve ipler kullanılmış...

Gelelim benimkisine...Ben Himalaya'nın Anti-peeling bebe ipini kullandım, 3 numara şişle ördüm. Açıklamasını Hanımelim' e ekledim.belki örmek isteyenler olur diye.Siz de bir bakın isterseniz.

Örgü Sepetim

Zorunlu ara verince örgüye, örmeye bu arayı farklı şekilde değerlendireyim dedim. Uzun zamandır aklımda olan ama nerden ve nasıl başlayacağıma karar veremediğim bir projeme el attım : örgü sepetimi yenileme projesi! Kardeşimin eşine işi dolayısı ile yeniyılda hediye sepetleri gelir. Kardeşim de genelde bu sepetleri bana yünlerimi koymam için verir. Şimdiye kadar aldığım sepetleri oldukalrı gibi yün veya örgü sepeti olarak değerlendirdim. Ama sepetler genelde çok özenli sepetler değil, onalr süsleyip püsleidkelri ve içini doldurdukalrı için sepetler boşalınca geriye gerçekten renk ve görüntü olarak kötü şeyler kalıyor. Ben de geçen hafta bunalrdna birini aldım, boyadım, ve süsledim, kendime uygun örgü sepeti yaptım. Ama tek başıma değil, ilk denemem olduğu için hem Buket'ten hem de Nilay'dan yardım aldım. Önce işe boyamakla başladım. Buket'in tavsiyesi üzerine sprey boya aldım, ve boyama işi sadece bir kaç dakikada bitti! Sprey boya gerçekten büyük rahatlık.
Boyama işlemi …

Zorunlu bir ara

Herkese merhaba :) Bu hafta Ankara yazdan kalan günler yaşadı. Benim de doktor randevularım, hastane işlerim yoktu, ben de kendimi uzun zamandır rahat rahat yapamadığım, yüncü gezmelerine adadım. Güzel bir bebiş hırkası ördüm, yeni yünler ve yeni şişler aldım...Bir süredir yapmayı düşündüğüm örgü sepetim için boya, kumaş aldım, sepetimi boyadım :) Dün akşam uyumadan önce kafamda bugün neler yapacağımı, sizlere neler yazacağımı düşündüm. Sabah kafamda bir çok proje, yazılacak yazılar, çekilecek resimler uyandım. Harika bir cuamrtesi olacaktı... Ne yazık ki kendime tost yapmaya karar verene kadar sürdü tüm bunlar. Tost makinasına koyduğum tostları alamdan hemen önce "dur şu tost makinasını bir düzelteyim, yerinden kaymış "diye düşünüp hemen uygulamaya koyma hareketim sonucu, ivedilikle tost makinasının korunmalı yerlerinden değil de yan tarafından sıcak metalinden itince hafifçe sola doğru ne yazık ki, sağ elimin en çok kullandığım işaret ve orta parmaklarını yaktım :P Hamile…

Eylül'ün Oyuncak Ayısı :)

Uzun zamandır amigurumi örenleri gıpta ile takip ediyor sadece "ah keşke ben de örebilem " demekten öte geçemiyordum. Ta ki Eylül bebeğe örebileceklerimi listeleyinceye kadar. Listeyi tabi her zamanki gibi Ravelry'den hazırladım. Bu ayıcığı görünce hemen listenin en başına attım, ve gözümü karartıp örmeye başladım.
 Bunlar ayıcığımızı oluşturacak
Bunlar kıyafetlerimiz
Açıkcası kolları bedeni örmek kolay ve zevkliydi, kıyafetleri de...Ama sıra dikmeye ve içini doldurmaya gelince işte orada acemiliğim kendini gösterdi :( Zor ve biraz da orjinaline göre başarısız oldu. Ama yine de Eylül bebeğin bir oyuncak ayısı oldu :))


Ve karşınızda Eylül bebeğin oyuncak ayısı :))

Modeli Ravelry'den temin edebilirsiniz. Model Susan Hickson' a ait ve adı  Candy Bear.

Eylül Yeleği

Eylül bebişe bir yelek ördüm. Daha önce bir tane örmüş hediye etmiştim, hoş ve kolay bir modeldi, bir tane de bizim olsun dedim, ördüm.
Modelin adı Abagail Sweater , Ravelry'den orjianline ulaşabilirsiniz. Hanımelim'e açıklamasını ekliyorum, örmek isteyenler için.
Ben bu yelekde Bravo Buse yün kullandım, güzel bir yün, bebek örgülerinde tavsiye ederim.Düğmemiz eksik kaldı, örnekde düğme deliği açılmıyor sonradan yapılıyor, sabırsız davrandım onu tamamlamadan yazımı hazırladım :))

Elti Eltiye Küstü mü??

"Elti eltiye küstü"  bir örneğin adı bu kadar orjinal olabilir...Bizim Türk hanımların yaratıcılığı bu olsa gerek. Bir çok yerde rastlayacağınız, belki de bir kaç projenizde kullandığınız bir örnek, yapılışı basit, sonucu oldukça hoş.
Ben de bir çok yerde görmüş daha önce yapmak için bir istek göstermemiş, ama arşivimde bulunsun bir ara yaparım diye, kaydetmiştim.Hamileliğin ve yaz sıcaklarının rehavetinden kurtulmak için, kolay ama zevkli bir şeyler yapmak istediğim dönemde Selma Tozan'ın blogunda gördüğüm elti eltiye küstü atkı "zamanı gelmiştir" dememe sebep oldu. Hemen evde bulunan yünlerime el attım ve örmeye başladım. Nerdeyse bir akşamda bitti. Tabi her zamanki gibi resimleme ve yayınlama günleri aldı :))



Ben blogumda anlatımını vermeyeceğim, sevgili Selma Tozan çok güzel anlatmış, sizleri oraya yönlendiriceğim  ki hem elti eltiye küstüye bakın hem de Selma Hanımın diğer emeklerine şöyle bir gözatın...

Eylül'ün İlk Örgüsü :))

Tesadüf, tamamen tesadüf! Bebişime  ördüğüm ilk şey Eylül ayı başında bitti, başlık böyle oldu. Tesadüf neresinde diyorsunuz okurken eminim ("ne anlatmaya çalışıyor bu kadın" diye düşünüyorsunuz), tesadüf şurada...Ben minik kızıma Allah izin verirse Eylül ismini (babamızı tamamen saf dışı bırakarak :)) vermeyi istiyorum. Tesadüf burdan kaynaklanıyor (off amma zorladım durumu değil mi??) .
Battaniyeye daha önce başlamıştım, bitireli nerdeyse 1 hafta oluyor ancak reismleyebildim sizler için (hoş yer darlığından hoş da olmadı resimler ama). Örmesi çok zevkli, kolay bir model, pek de şirin oldu!
Battaniye için Anchorun Anatolia'larını kullandım, 3 renk. Yumuşacık oluyor, tavsiye ederim.3 numara tığla ördüm. Çok basit bir model, toplam 3 sıradan oluşuyor.Hemen anlatıyorum efendim ; Örneğimiz, 17 +2 zincir üzerine kuruluyor, yapmak isteiğdiniz genişliğe göre, zinciri istediğiniz kadar çekebilirsiniz. Ben battaniye için toplam 8 örnek koydum, yani 17x8+2 zincir çekmiş oldum.
1…

Dergiden Model Çıkarmak!

Başlığın yanına attığım ünlem işareti aslında biraz kifayetsiz kalıyor. Hayal kırıklığımı, şaşkınlığımı ve çaresizliğimi anlatmak için daha uygun ünlemler vardır mutlaka ...Hemen anlatayım ne demek istediğimi.

Hanımelim'den bir arkadaşımız Nako Örgü Festivali Dergisinden bir hırka başlamış, ilk 10 sırayı örmüş, zira ilk 10 sırası hep düz örülüyor. Sonra modeldeki yaprakları yakaya yerleştirmeye başlamış. Ama gelin görün ki anlatıma göre yerleştirmeye kalkınca ortaya yaprak çıkmıyor, model bir türlü olmuyor. Yardım isteyince ben de hemen denedim, gerçekten oradaki anlatıma göre yaprakları yerleştiremiyorsunuz. Şüpheye düştüm, eğer yapan kişi böyle yaptıysa o yapraklar nasıl yerleşmiş, yok başka türlü yaptıysa neden böyle anlatmış??? Söke söke, deneye deneye doğru yolu buldum, yapraklar yerleşti. Sıra geldi örneğin devamındaki buzlu cam örneğine...


Tabiki o da olmadı, garip bir örnek çıktı. Ben de hemen nete başvurdum, bir çok blogda anlatımını buldum, ve ona göre başka bir yerde d…

Saksıdaki süpriz

Ağustosun son günlerinde sizlerle balkondaki çiçeklerimi paylaşmıştım, bir saksımda da lavantalarım vardı, yeni yeni tomurcukalnıyordu. Bütün bir yaz nerdeyse acaba ne zaman büyüyecekler, çiçekleneckelr diye bekledim.Sonunda dün tomurcuklar çiçeklendi ve süpriizzzz! Tüm yaz lavanta diye beklediklerim aslanağzıymış meğersem :) Tohumların ne tohumu olduğunu unutmuşum, renk renk aslanağızları çiçekleniyor yavaş yavaş.Mutluyum zira aslanağzına hele de böyle bodur olanına bayılırım...Saksıdan güzel bir süpriz çıktı yani

Ağustos'un son günleri

Ağustos ayı da bitmek üzere...Havalar serinlemeye başladı Ankara'da, özellikle akşamları.Havalar serinledikçe ben de yavaş yavaş örgü örmeye başlıyorum. Bir süredir dantel örme hevesine kapılmıştım, ipini aldım, modeller buldum ama bir türlü başlayamadım. İmdadıma Nilay yetişti, sipariş aldığı işin ucundan kıyısndan ben de başladım dantel örmeye, bir nebze olsun hevesimi dizginledim.

Bugünlerde elimde dantelim, berjerime sıkış tepiş (biraz büyüdüm de, yuvarlaklaştım, zor oluyor berjerde rahat oturmak :) ), oturarak zaman geçiriryorum.

Bu arada amniyosentezin sonuçlarını aldık, bebeğimde herhangi bir sorun yokmuş, sağlıklı bir şekilde büyüor şimdilik. Ben de bu haber üzerine biraz cesaretimi topladım ve bebeğime bir battaniye başladım. Dantelden sıkıldıkça ara ara örüyorum...

Battaniyemin yünleri bunlar, geçen kış o kadar çok yeşil renkli ip almışım ki sanırım bebeğimin her şeyi yeşil olacak :))

Bu da battaniyemiz...Resimlerden de anlaşılacağı üzere balkon sefası sırasında karar ve…

Hımmm çiçek kokusu :)

Son zamanlarda bir cesarettir dekupaja ( daha doğrusu peçete tekniğine) başladım ufak ufak. Ben inanılmaz keyif alıyorum yaparken (tabi peçeteleri keserken değil). Nette gördüğüm örnekler de hevesimin artmasına, evin içinde "neleri peçeteleyebilirim" diye dolaşmama nedne oluyor. Son işimde  ise Cemil İpekçi'den esinlendim. Belki görmüşsünüzdür marketlerde, Airwick oda kokusu aparatlarını Cemil İpekçi'ye tasarlatmış. Eh dedim, ben de aparat var, malzeme de var, niye ben de "design by Sercan senay" demiyeyim... Lafta bırakmadım yaptım. Ama doğru malzemeleri kullanıp kullanmadığımdan emin değilim.





Malzemeler:
-Airwick aparatı
-Peçete
-Peçete tutkalı
-Makas (peçeteleri kesmek için)
-Biraz da sabır (peçeteleri kesmek için)

Şükür Kavuşturana

Uzun zamandır yazmıyorum bloguma; 31 Mart'tan beri...Bu sefer yazmadığım halde bir şeyler ürettiğim bir dönem geçirmedim.Tam tersi geçtiğimiz 4 ay boyunca ne doğru dürüst internete girdim ne de elime örgü aldım. Bol bol kitap okudum, pinekledim...Çok sevdiğim yüncüleri bile gezmedim, hatta doktor ve hastane ziyaretleri dışında evden bile dışarı çıkmadım doğru dürüst. Peki neden diyeceksiniz?? Depresyondamıydım? Canımı sıkan bir şeyler mi vardı? Aslında başta evet,; mart ayında hamile kaldım diye sevindim ama ne yazık ki biyokimyasal gebelik yaşamışım, tabi bu da beni oldukça üzdü.Ama yokluğumun sebebi bu değildi. Nisan ayı geçti Mayıs geldi ve bir baktım ki regl tarihimi geçirmişim.O dönem troid kontrollerim için doktora gitmiştim, hormon seviyem düşük çıktı ve dozu artırdılar. Ben doktorun gecikmem olduğu için test yapalım demesine rağmen yine boş üminde kapılmayayım diye yaptırmadım ama, gecikem 1 haftayı bulunca dayanamadım hemen bir test aldım ve yaptım...Test sonucunu görür …

Söke Ziyaretimiz

Son yıllarda Söke'yi sadece yaz tatillerinde Ankara'ya dönerken görür olduk...Ailem yazlıkta olduğundan tatili orda geçiriyor, sadece zeytinyağı almaya Söke'deki eve uğruyoruz.Söke'yi çok severim ben, orda doğduk kardeşim de ben de, ama annem ve babamın işinden dolayı orda büyümedik.Biz üniversiteye gidince annem de babamda emekli oldular evimiz Söke'deydi, Söke'ye döndüler. Baba tarafım hep Söke ve civarındadır, köyümüz de pek yakındır Söke'ye. Neyse benim Söke sevdam anlat anlat bitmez, ben geleyim bu ziyaretimize...Egeliler, hele ki Aydınlılar bilirler, bahar bizim oralarda bir başkadır...Şubatta ısınrı hava, Mart sadece "kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" :) Baharda her yer beyaza bezenir, ama bu beyaz kar beyazı değildir, papatya beyazıdır. Ara ara kırmızılar olur, şanslıysanız da maviler, morlar...Anemon mavisi, moru, kırmızısı...Kır laleleri...Çocukluğumda bellediğim yerler vardır, lale köklerinin olduğu yerler, her sene aynı yerde aç…

Bombay'dan sevgilerle!

Yok ben gitmedim Bombay'a...Geçtiğimiz hafta şehir dışındaydım evet, ama Bombay'a gitmedim :)) Söke'Ye kadar gittik geldik eşimle...Ama durun Söke mevzusunu bir başka yazımda anlatacağım.Şimdi Bombay vakti :)

Bu şirin bebek yeleğinin adı Bombay Love, örmesi çok basit, sonuç pek şirin. Modelin sahibi Rima Aranha, çevirisini en kısa zamanda ekleyeceğim....Şimdilik örmek isteyenler hem Ravelry'i hem de Yarn Days'i ziyaret edebilirler.

Lumi Lumi Ley!

Bakar mısınız gevşekliğe, ciddi ciddi yazmak varken, sıkılmadan espri de yapıyorum başlık atarken...Şalın adı Lumi, hemen bir yerden yakıştırıverdim bir şeyler... Suvi Heikkilä (modelin tasarımcısı) okusa bu yazımı ne ayıp olur kadına :) 

Neyse ben bu şala geçtiğimiz yaz başladım. Ya bakın bir yazımla size hem gevşek ve espri yapma kabiliyetim olmadığını hem de ne kadar tembel olduğumu kanıtladım...Evet geçen yaz, Temmuz ayında başladım ve Aralık gibi bitirdim.Mart ayında da yayınlıyorum.

Model zor mu? Kesinlikle değil, hem kolay hem de şık bir model. Anlatımına Ravelry'den ulaşabilirsiniz.